RAM’in Tarihçesi

RAM’in Tarihçesi

 İlk zamanlar yaygın yazılabilir RAM, 1949-1952 yılları arasında geliştirildi.Manyetik çekirdek bellek olarak birçok bilgisayarda kullanıldı.Daha sonra 1960’ların sonu ve 1970’lerin başında statik ve dinamik entegre devreler geliştirildi. İlk ana hafıza sistemleri, bugünkü RAM gibi, vakum tüplerinden oluşturulmuştur, ama sıklıkla başarısız olmuşlardır. Çekirdek hafıza, küçük ferrit elektromanyetik çekirdeklere tellerle bağlanan, eşit ulaşım zamanlamasına pek sahip değildi. Çekirdek terimi bazı programcılar tarafından RAM’lerin bilgisayarın ana hafızası anlamında kullanılmaktadır. Tüp ve çekirdek hafızanın temel konsepti günümüz RAM’lerindeki tümleşik devrelerde kullanılır. Alternatif birincil depolama mekanizmaları genellikle tek biçimli olmayan hafıza erişim gecikmelerini içerir. Gecikme satır hafızası bitleri tutmak için civa dolu tüplerde ses dalga dürtü serisi kullanılmıştır. Tambur hafıza günümüz sabit diskleri gibi sürekli yuvarlak manyetik bantlarda veriyi saklamıştır.

RAMİnsanda beyin, makinede motor hangi görevi yapıyorsa bilgisayarda da RAM o işlevi görür. Bir başka deyişle bilgisayarda çalışılan verilerin hızlı erişilebilirliğini artırmak için bilgisayar hafızasında tutmaya yarayan bir donanımdır. Tıpkı bir insanın beyni gibi, bilgisayarın ihtiyacı olan her bilgi RAM’de olmalıdır. Bir bilgisayarın belleği yani beyni olan RAM bilgisayarın kapasitesine göre olmalıdır. Yani daha fazla bilgi yükleyebilmek için bilgisayarın kaldıramayacağı bir RAM kullanmak işinizi kolaylaştırmaz. İşte burada RAM’i destekleyici anakart ve diğer parçalar devreye girmektedir. Bunun yanında çok güçlü ve hızlı bir bilgisayarınız olsa bile eğer yavaş bir RAM’i varsa bilgisayarınız yavaş çalışacaktır. Sonuç olarak RAM bir bilgisayarın performanslı çalışması için en önemli parçalardan biridir.

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir